Mutluluk
Bilim adamlari, mutlulukla insanin alin yazisi arasinda hiçbir iliski
olmadigini savunuyorlar. Bilim adamlarina göre mutluluk, ögrenilebilir. Bir
baska deyisle mutlu olmak için lotodan çikacak milyarlara ya da genlere
ihtiyaç yok. Isteyen herkes mutlulugu bulabilir. Dokunarak, gevseyerek ve
hatta stres halinde
mutlulugu bulmak mümkün.
Alman Bunte Dergisi\’nin son sayisinda Alman uzman Wilhelm Schmid-Bode\’nin
mutluluk reçetesi aciklandi:
ÇOCUKLAR …!!!!
Bütün anketlerde ayni sonuç çikiyor. Bir insan için en büyük mutluluk
çocuguyla birlikte olmak. Böylelikle dünyayi çocuk gözleriyle algilamak için
ikinci bir sans elde ediyoruz. Daha mutlu, daha heyecanli, sinirsiz ve
pespembe. Bol bol çocuklarla oynayin ilgilenin.
KIRMIZI BIBER
Aci kirmizi biber, önce insanda cehennem duygusu uyandirir. Ancak hemen
arkasindan ödülü gelir. Biberdeki “Capsacin” adli madde, damakta endorfin
salgilanmasina yol açar. Endorfin acilari dindirir ve insani mutlu kilar.
Bol acili yiyen Asyalilar bunun için mutludur.
GÜNLÜK TUTMAK
Insanin gerçek mutlulugu disarida degil, iç dünyasindadir. Günlük tutmak,
insanin pusulasi olabilir. Basimizdan geçen olaylar arasinda mutlu anilari
özellikle vurgulayarak kagida dökersek, bunlari kalici kilmis oluruz.
JOGGING
Açik havada kosu yapmak ya da siki bir yürüyüs, mutluluk hormonu serotonin
algilanmasini sagliyor. Buldugunuz her firsatta temiz havada kosu ya da
yürüyüs yapin.
MEDITASYON
Gevseme teknikleri insanin ruhundaki sikintilari atar. Gevsemis bir insan
yasadigi anin tadini çikarir, çevresinde küçük mutluluklar bulabilir.
EVCIL HAYVAN
Kus, kedi, köpek ya da balik… Ev hayvanlariyla ugrasan insanlarin çok daha
mutlu ve saglikli yasadigi bilimsel bir gerçek.
ev hayvanlari, gün içinde nice küçük mutluluklar tattirirlar insana
EV ISLERI
Inanilir gibi degil ama gerçek: Erkeklerin yüzde 12\’si, yemek pisirip ütü
yaparak, ev temizleyerek mutlu oldugunu söylüyor.
Isin çok daha iyi yani, erkekler is yaptigi zaman kadinlar da mutlu oluyor.
GÜLMEK
Her seyi ciddiye alanlar bastan kaybediyor. Gülmek, gülümsemek ve mizah
insani saglikli ve mutlu yapiyor. Bir kahkaha, bin porsiyona bedeldir sözü
kesinle dogru.
ÇIKOLATA
Flört etmek gibi bir sey. Bir kalem yemek yeterli, mutluluk hormonu
“serotonin” aninda beyinde dolasima çikiyor. Çikolatanin
içerdigi “penilatilamin” insani bulutlara çikariyor.
MUZ
Kendinizi güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz, hemen bir muz yiyin.
Magnezyum ve kalsiyum içeren bu meyve strese karsi birebir. O da mutluluk
hormonu serotonini kiskirtiyor.
DOSTLUK
Almanya\’da yapilan arastirmalara göre insanlarin yüzde 45\’i kendini
arkadasiyla mutlu hissediyor. Dostlugun en önemli
belirtileri, krsilikli güven ve birbirini dinleme yetenegi.
MOR RENK
Mor renk insani neden mutlu yapar? Renk arastirmacilari bu soruya su yaniti
veriyor: Kirmizi insani aktif yapar, mavi dinlendirir. Kirmizi ve mavinin
karisimi olan mor ise insan ruhunu dengeye kavusturur.
CIÇEKLER
Dogaya saygi gösteren insanlar, küçük seylerle mutlu olmayi da bilir.
Arastirmalara göre çiçek, insanin mutluluk düzeyini yüzde100 oraninda
artiriyor.
IDEAL DENiLEN SEY BiR YILDIZA BENZER, ONA HiCBiR ZAMAN
YETiSEMEYiZ, AMA TIPKI DENiZCiLERE OLDUGU GiBi BiZE DE YOL GOSTERiR.
DAĞLICA’LI KÖYLÜLERLE SÖYLEŞİ
Konu, helikopter sesleriyle birlikte Dağlıca hadisesine geliyor. 70 yaşındaki köylülerden biri “Madem gazeteci burada, o zaman üç-beş laf edeyim de, yazsın gasteye” diyor ve tespih tanelerini sayarak izah ediyor meramını. “Dağlıca’yı Türkiye’nin meselesi yaptılar ama olay onunla başlamadı, onunla da bitmeyecek” diyor. Ahali başını sallayarak onaylıyor. “Irak operasyonunu dünyada Beşar Esad’dan başka hiçbir devlet istemiyor. İstanbul’dakiler sokaklara dökülüp ‘beni de cepheye götürün’ diyor ama ölümleri sadece biz görüyoruz. Dünyada iki kanun vardır; biri Allah’ın kanunudur ki, kimse artık uygulamıyor. İkincisi de insanlığın kanunudur ki, herkes ona baş eğiyor. Allah’ın kanununa bakarsak Kürtler haksız. İnsanlığın kanununa bakarsak devlet haksız. Kürtler haksız çünkü Allah’ın kanuna göre bütün Müslümanlar kardeştir, hep beraber yaşayabilirler. Kürtler bu kanuna inanmalıİnsanlığın kanununa göre demokrasi vardır. Kimse kimseden üstün değildir. Ama devlet bu kanunu ihlal ediyor. Varlığının yarısını bu savaş uğruna harcıyor. Halkı açlıktan perişan ediyor. Atalarımız dünyada yedi devlet vardır, derdi. Şimdi olmuş 180 devlet. Bir milyon nüfuslu halklar bile ülkelerinin yönetimi tarafından yok sayılmaz olmuş. Türkiye bu nüfusun kültürünü, dilini serbest bıraksa ne kaybeder? Ben yetmiş yaşındayım ve Allah’a şükürler olsun ki aklım yerinde. Kürtler’in devlet kurmak, ayrılmak istemediklerini biliyorum!”
“Talabani mercimek gibidir!”
Başka biri lafı Barzani ve Talabani’ye getiriyor. “Talabani mercimek gibidir. Ne önü var ne arkası. Yoksa bu sorunu çözebilir” diyor. Beriki, “İyi ama korkuyor” deyince, “Birader, niye korksun! O da Abdullah Gül gibi değil mi” yanıtını alıyor! Biri de bize çatıyor: “Kameranızı alıp İstanbul’a dönün. Asıl haberler orada! Buraya gelip yalanlar uyduruyorsunuz. Sonra da oradaki halk ayağa kalkıyor. Türkiye’de kimse savaş istemiyor ama gazeteciler çok istiyor!”
Babası “kedi” lakaplı “78 kuşağından solcu” köylü lafı alıyor bu sefer: “Talabani mercimek gibidir diyorsun ama kedileri sağlama aldı! ‘Kürt kedisini bile vermem’ dedi!” Gençlerden biri ise Barzani’yi tekin bulmadığını, her an “Kürtler’i satabileceğini” söyleyince bir başkası şaka yollu, “Hele kalkın çıkarın şu toy çocuğu meclisten” diyor ve kahkahayı basıyor.
Dağlıca mıntıkasındaki Karlı Köyü de Doski Aşireti’nden. Doski Aşireti’nin bir yarısı Kuzey Irak’ın Dohuk kentinde, diğer yarısı Dağlıca’da kalmış evvel zaman içinde. Sohbet sırasında Irak İstihbarat Sorumlusu General Faysal Doski’nin Türkiye’ye gelen Irak heyeti içinde adı geçince kendi aşiretlerinden olduğu anlaşılıyor. Fakat köylüler kestiremiyor bir türlü hangi aileden olduğunuHararetli tartışma geceyarısına doğru yerini bedbinliğe bırakıyor. Ertesi gün sorularımızı yanıtlama sözü veren Sadi Canan, “Yarın ne anlatacağım ki! Her zamanki gibi savaş var ve tek korkumuz Dağlıca’daki ateşin aşağılara inmesi” deyip evinin yolunu tutuyor
Aktuel Dergisinden bir parağraf
SİVİL PAŞA
[Düzenle | Sil]
SİVİL PAŞA
Ne oldu yahu?
Hani Malezya filan oluyorduk
Bitti mi o işler?
Bir ülkede gündem bu kadar mı oynak olur.
Şeriat meriat bitti.
Terör örgütünün verdiği gazla yine bayraklar çekildi
Allah Allah deyip Kuzey Irak’a yüründü
Sonra?
Sonra o da olmadı
Arkasından
Önce aniden emekli paşalar günah çıkarmaya başladılar
“Kürtlere yanlış yaptık
Kart kurt ettik” dediler
Sonra paşaların paşası Evren paşa da “ayıp ettik” deyince
Durur mu benim sivil paşam
O da hemen atladı
Kafasına taş düşmüş gibi akıllandı aniden,
Aklı başında insanların 25 senedir söylediğini söylemeye başladı
Sivil çözüm arayışından söz etmeye başladı
“Kuzey Iraklı gençleri bizim üniversitelerde eğitelim.
Türk TV yayınlarını tüm bölgeye ulaştıralım.
BBC gibi kendi politikamızı anlatacak yayıncılık geliştirelim.
Dicle suyunu Irak’a da verelim.
Ilısu Barajı’nı bir an önce bitirelim.
Habur’un yanına Ovaköy sınır kapısını da açalım”.
Valla bravo, nerende sakladın bu akılları sen 25 senedir?
Oysa daha iki hafta önce hükümeti pasiflikle suçluyordu
Bıraksan Kerkük’ten girip Bağdat’tan çıkacaktı
Ne oldu şimdi de akıllandı Baykal Paşam.
Ben söyleyeyim size,
Derin devlet uyardı
Onlar da anladı bu faşist söylemle seçim falan kazanılamayacağını
Oraya buraya pimi çekilmeden bombalar atıldı,
Danıştay tarandı
Her türlü kışkırtma yapıldı
Darbe tezgâhlanmak istendi
Olmadı,
Hukuk garabeti yapılıp meclis kitlendi
Olmadı
Seçime gidildi
Rezil olundu
Cumhurbaşkanlığı dendi
Onu da halk eline geçirdi
Ee, salaklığın da bir sonu var tabi…
CHP ve onda simgeleşen darbeci askeri-sivil bürokrasi tarihin çöp tenekesine gitmekte olduğunu anladı
Kontrol tamamen sivillerin eline geçmeden yeni bir söylem geliştirmek lazımdı
Üretildi
Yerseniz
Bakalım nereye kadar sivilleşecek benim sivil paşam
Göreceğiz…
ENSONHABER.com/FikirciBey
Siyasilerin zaman zaman tartışma konusu yaptığı yabancılara mülk satışına ilişkin rakamların kıyaslanması, “satılan mülkten çok daha fazlasını yurt dışında aldığımızı” ortaya koydu.Türkiye’de yabancılar 35 milyon metrekare taşınmaz satın alırken, Avrupa’da yaşayan Türklerin satın aldığı taşınmazlar 48 milyon metrekareyi geçiyor.
ALMANLAR BAŞI ÇEKİYOR: Tapu Kadastro Bütçesi görüşmeleri sırasında TBMM’de verilen rakamlara göre, Türkiye’de mülk alanlar genellikle Alman, İngiliz, Yunan, İrlandalı, Danimarkalı, Hollandalı, Avusturyalı, Norveç, Belçika ve Amerikalı uyruklu yabancılardan oluşuyor. En çok taşınmaz edinilen iller ise Antalya, Muğla, İstanbul, Aydın, Bursa, İzmir, Ankara, Mersin, Balıkesir ve Hatay olarak belirlendi. Continua »